Manifesto

Teknoloji, insanın kendini ifadesinden, rejimleri yıkan devrimlere kadar herşeyin belirleyicisi. Hem güç dengelerini yeniden şekillendirirken, kendisi de bir güç otoritesi haline gelmiş durumda. Kültür, toplum ve kurumlar arasındaki ilişkilerde, artık dominant bir karar verici pozisyonunda. Ve her güç otoritesi ve kaynağı gibi, insan ile kendi ilişkilenmesini oluşturuyor. 

Teknolojiyi üretenler, amaçları gelir elde etmek olan firmalar. Her zaman insanlığın faydasını düşünmüyorlar. Gelir modelleri, insanın dikkatini ele geçirmek üzere kurulu. Her türlü mahrem bilgilerimizi topluyor, ve bu bilgileri bize ürün satmak için kullanıyorlar. Mevcut güç ilişkilerini yansıtıp, dengesizlikleri arttırıyorlar.

İnsanların, teknolojiyi şekillendirirken söz söyleme hakkı olmalı. Ancak teknolojinin bizlere nasıl etki ettiğini anlamak için, birden çok disiplinin öğretilerini bir araya getirmek gerekiyor. Sadece arkadaki teknik mekaniği bilmek yeterli değil. Medya bilimi, eleştirel teori kuramları, sosyoloji ve beynin biyolojisi gibi bir çok farklı alandan faydalandığımızda büyük resmi görebiliriz.

İnsanlığa hizmet eden, sömürünün olmadığı, insan psikolojisine zarar vermeyen bir teknoloji ve internet ekosistemi istiyoruz. Teknoloji firmaları artık bireyler olarak hakkımızda her türlü bilgiye sahip. Uyuyup kalktığımız saatler, bireysel ilişkilerimiz, dili kullanma huylarımızdan, hastalıklarımız, hassasiyetlerimiz ve bütün mahremiyetimizi teknoloji firmalarına teslim ettik. Bu bilgilerle ne yapabileceklerini belirlemek ise bizim elimizde.

Şunu unutmamamız lazım: Bütün algoritmalar ve teknik sistemler, insanlar tarafından tasarlanır. Tasarımın her boyutunda kurumsal kararlar vardır. Bazen algoritmalara insan eli değmediğini, algoritmayı tasarlayan mühendisin kurduğu son çıktının, nihai çıktı ve değişmez olduğunu hissedebiliriz. Ya da teknolojinin bize sunduğu içerikleri, tarafsız bir şekilde sunduğunu tezahür ederiz. Ancak algoritmalar ve teknoloji, mevcut güç dengelerini yansıtır. Dünyadaki eşitsizliklerin ve dengesizliklerin internete yansımamasını sağlamak bizim elimizde. Dengeli ve eşitlikçi teknoloji için, haklarımızı talep edebilmeliyiz. 

Gözlemevi olarak misyonumuz, teknolojiyi içinde bulunduğu karakutulardan çıkarmak. Hepimizin teknoloji firmalarından hesap soracak bilgi ve donanıma sahip olması için çalışacağız. Algoritmaların işleyişlerini anlatacağız, teknoloji firmalarının hareketlerini takip edeceğiz, insanların teknoloji işleyişi hakkında bilgi almasını sağlayacağız. Eşitsizlik ve zarar gördüğümüz yerde de sesimizi çıkaracağız. Sistemlerin nasıl etkileştiğini, aktörleri, bu aktörlerin sorumluluklarını, yarattıkları teknolojiyi ve politikalarını izleyip paylaşacağız. 

Biz Türkiye’de doğup büyümüş, yurtdışında büyük teknoloji firmalarında çalışmış ve çoğunlukla tekrar Türkiye’ye dönmüş kişileriz. Teknoloji firmalarının iç yüzünü, ihmallerinin insan hayatına nasıl etki ettiğini doğrudan gördük. Biz inanıyoruz ki, interneti değiştirmek için teknoloji firmalarının içinde değil, dışında durmamız gerekiyor.  

Gözlerimiz üzerlerinde. 

TOP